Balık tutmayı ve yüzmeyi sevmeyen insan yoktur. Fakat su sadece eğlence amaçlı kullandığımız bir kaynak değildir. Su, yaşamı sürdürür. Suyun geriye dönüşünde çevreye duyarlı uygulamalara sadık kalarak çevremizi korumamızın ve suyun devamlılığının sağlanması insanlık olarak bizim sorumluluğumuzdur.

Fakat sadece korumamız gereken çevre değil. Kendimiz içinde dikkat etmemiz gereken husular var. Su elbette bir hastalık kaynağı olabilir. Kamp yaparken ve dışarıda oynarken, kendimizi suyun bizi hasta edebileceği yollardan korumamızı sağlamalıyız.

Sponsor Reklam

Motosiklet Al – Motosiklet Sat  2tekerciden.com

İşte kamp ve keşif sırasında suyun korunması, arıtılması ve korunması için bilinmesi gereken birkaç bölüm.

İçmeden Önce Suyun Arıtılması

Yanında kamp yaptığınız dere, gayet sağlıklı görünebilir, ancak parazitler suda gizlenmiş olabilir. Kirlenmiş su içtiğinizde, hastalanmanıza neden olabilir ve bazı rahatsız edici semptomlara neden olabilir. Açık havadaki herhangi bir su kaynağından içmeden önce, suyu arıtmanız kesinlikle önemlidir. Bu, çeşitli şekillerde yapılabilir.

Suyun Arıtılması

1- Kaynar su, sizi hasta edebilecek sudaki bakteri, virüs ve protozoaları öldürmenin kesin yoludur. Suyu içmeden önce en az bir dakika kaynama noktasına getirdiğinizden emin olun. Klor veya iyot tabletleri, suyu arıtmak için yerden tasarruf sağlayan ve etkili bir yoldur. Su arıtma tabletleri doğrudan bir şişe suya bırakılmalıdır ve bir süre sonra (genellikle 30 ila 60 dakika), suyun içilmesi güvenlidir. Arıtma tabletlerinizle birlikte verilen talimatları izlemeniz yeterli olacaktır.

suyun arıtılması

2- UV ışığı arıtma sistemleri: SteriPEN gibi küçük, hafif UV arıtma sistemleri yürüyüşçüler arasında popülerdir. SteriPEN’in UV ışığı sudaki gizlenen bakterilerin, virüslerin ve protozoanın DNA’sını bozarak zararsız hale getirir. SteriPEN’i kullanmak için cihazı açın, kullanıma hazır olduğunu belirten ışığın bekleyin ve ışığı sönene kadar kalemi su şişesi içinde karıştırın.

suyun arıtılması

3- Su filtreleme sistemleri, dışarıdaki suyu arıtmanın harika bir yoludur. Suda bulunan ve bizi hasta edebilecek maddeleri fiziksel olarak süzerek çalışan düzinelerce hafif ve kompakt filtreleme sistemi var. Lifestraw gibi popüler sistemler, doğrudan suya yerleştirilebilir ve emdiğiniz gibi suyu filtreleyerek pipet gibi kullanılabilir. Sawyer Products su filtreleme sistemleri gibi diğer sistemler, bir torba su doldurup, filtredeki suyu şişenize sıkarak çalışır.

Vücudunuzdaki Suyu Korumak Önemli

Bölge’de kamp yaparken bu su kaynaklarını bulamayabilirsiniz. İçme suyunu korumayı denemek akıllıca olmasa da (susadıysanız, içmelisiniz) dehidratasyon(su tüketimi) oranınızı yavaşlatmanın bazı yolları vardır.

1. Alkolden ve fazla miktarda kafein ve tuzdan kaçınınız çünkü sizi normalden çok daha fazla susuz hale getirebilirler.

2. İhtiyacınız kadar su taşıyın. İhtiyacınız olan su miktarı, hava durumu, bir daha ki su kaynağına kadar geçirilecek zaman, vücut tipiniz gibi faktörlere bağlıdır. Bununla birlikte, aşırı miktarda su taşımaktan kaçınmak önemlidir. Ekstra ağırlık sadece vücudunuzun daha fazla çalışmasına neden olur.

3. Gölgede veya günün serin vakitlerinde yürüyün. Yüksek sıcaklıklar ve doğrudan güneş ışığından kaçınmak dehidrasyonu arttıracaktır ve çok daha fazla suya ihtiyaç duymanıza sebep olacaktır.

4. Yola çıkmadan yaklaşık iki saat önce 200-500 ml su içerek vücudunuza ön hazırlık, nemlendirme yapın.

Kamp Hayatında Suyun Arıtılması ve Korunması

Gelecek Nesiller İçin Suyu Koruyun

Potansiyel olarak tehlikeli su kaynaklarını içmekten kaçınarak kendi sağlığımızı korumak istiyoruz ve ayrıca suyu herkes için korumak istiyoruz. Bu en iyi uygulamaları takip ederek su kaynaklarını komşular ve vahşi yaşam için güvenli ve temiz tutun.

1. Her şeyi paketleyin. Çöp su yollarını kirletebilir ve vahşi yaşam için tehlikeli olabilir. Yürüyüşçüler ve kampçıların resmi olmayan sloganını unutmayın: sadece ayak izlerini bırakın, ve hatıraları alın.

2. Tuvaleti sorumlu bir şekilde kullanın. Doğada tuvaletinizi yaparken sudan en az 200 metre (70 adım) uzakta olduğundan emin olun.

4. Bulaşıkları tatlı su kaynaklarından uzakta yıkayın. Doğada bulaşık yıkarken bulaşıkları tatlı suya batırmayın. Bunun yerine, su toplayın ve bulaşıklarınızı su kaynaklarından en az 200 metre uzakta yıkayın, ardından atık suyunuzu aynı alana yayın.

5. Sabun kullanıyorsanız, biyobozunur olduğundan emin olun. Doğada sabun gerekli değildir, ancak bulaşıklarınızı veya kendinizi temizlemek için kullanmak istiyorsanız, kullandığınız sabunun biyobozunur olduğundan emin olun. El ve bulaşık sabunu, göllerde ve akarsularda yosunların çoğalabilmesine teşvik eden fosfat içerir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.