Biliyorum, aranızda motora küçük yaşta mobilet kaçırarak başlayanlar var. 🙂
Ama bazılarımız da ilk motosiklet’imizi almadan önce uzun uzun düşündük, hayal kurduk, forumlarda sabahladık, motorları karşılamak için excel tabloları yaptık, ikinci el sitelerinin müdavimi olduk, eşi dostu bıktırdık. 🙂 O yüzden ben bugün, motor seçerken neye dikkat etmemiz gerektiğini değil de, motor seçme sürecini nasıl yönetmemiz gerektiğini anlatacağım. Bu motor seçme süreci, bir yandan çok da zevkli olduğu için kontrolü çok kolay kaybedilebilecek bir süreçtir dostlarım, hele ki bu işe yeni başlıyorsanız. Muhakkak kendinizi sürerken hayal ettiğiniz bir motor vardır, nasıl görüneceğiniz ve nasıl hissedeceğinizle ilgili çok parlak hayaller kurmuşsunuzdur, fakat bütçeniz kısıtlıdır yahut sürüş yetenekleriniz henüz o hayalinizdeki motoriçin yeterli değildir. Üzülmeyin. Yavaş yavaş hepsi olacak. Sizin şimdi yapmanız gereken, önceliklerinizi akıllıca belirlemek ve motosiklet seçme sürecini doğru soruları sorarak yönetmek. İlk Motosiklet Seçme Süreci “Mutfak dolabı olarak da kullanmak isterseniz böyle bir modelimiz var.”  
Birinci Soru – Motosikletten Ne Bekliyorum? 
Motosiklet kullanmanın pek çok farklı amacı olabilir. İş-ev trafik çilesini rahatlatmak için ihtiyacınız olabilir, benim gibi şehir içinde pek çok farklı noktaya gittiğiniz bir iş düzeniniz olabilir ve pratik bir ulaşıma ihtiyacınız vardır. ( scooter commuter) Ya da aklınız hep uzun yollardadır, yol altınızdan aksın gitsin istersiniz. ( cruiser, naked, touring, enduro ) Hız meraklısısınızdır, adrenalin sizin için vazgeçilmezdir. ( racing/supersport ) Ya da doğada mutlu oluyorsunuzdur, insandan kaçmak, derin ıssızlıklarda kamp atmak istersiniz. (cross, enduro )                                 “Belki de kocaman ön cam sizin için vazgeçilmezdir? :)”  
İkinci Soru – Asla Vazgeçemeyeceğim Şey Nedir? 
Tabii mecbur kalırsak pek çok fedakârlık yapabiliriz, ama bizim için olmazsa olmaz nedir? Benim için bir numaralı olmazsa olmaz, ayaklarımın yere değmesi mesela. 🙂 Enduro kullanıyorum ve 165 lik boyum sebebiyle çok beğendiğim pek çok motoru elemek zorunda kaldım. İkinci olmazsa olmazım büyük cc li bir motor için ABS’ ydi. Şehir içinde sürekli dur-kalkla gittiğim küçük hacimli bir scooter ya da commuter için çok kritik değil, ama aracın hızı arttıkça frenin önemi artıyor. Siz de kendi olmazsa olmazlarınızı belirleyin ve bunlardan şaşmayın.
Üçüncü Soru – Neyi Tolere Edebilirim? 
Bazısı çok yakar, bazısının yedek parçası pahalıdır. Bazısı çok titrer, bazısının selesi kütük gibidir ( bu çözülebilir gerçi 🙂 ) Bazısı çok yüksektir, yatışı çok rahat değildir, bazısı çok alçaktır, kaldırımlara çıkmak hayal olur. Bazısı yeterince agresif değildir, bazısı yeterince sakin değildir. 🙂 Bunların çoğu aslında sandığımız kadar ciddi problemler değil. Mesela 2001 model sorunlu bir Bmw F650 Gs’ im vardı ve benim için en büyük sıkıntısı yedek parça ve servis fiyatlarının uçukluğuydu. Her seferinde “Satıcam ulan seni.” diye diye servise götürdüm getirdim, ama hiç de kıyıp satamadım. Sonra çalındı da anca ayrılabildik. 🙂 Demek ki basbayağı bir dezavantaj olan bu pahalı servis ve yedek parça durumu, öyle aman aman bir kazancım olmamasına rağmen benim için tolere edilebilir bir sorunmuş. Neyi tolere edebileceğinizi anlamak için önce durumu tecrübe etmeniz gerekir tabii. Burada altını çizmek istediğim nokta şu: Motosiklet seçimi konusunda herkese kulak vermeye kalkarsanız, işin içinden çıkamazsınız. Ybr mi Cbf mi diye forum başlarında sabahlamanın pek anlamı yok. Biz konuşmayı seviyoruz, sahip olduğumuz bilgiyi göstermeyi de, fikir beyan etmeyi de seviyoruz. Tıpkı şu an benim yaptığım gibi. 🙂 O yüzden, en önemli kıstaslarınıza bir kere karar verdikten sonra, gerisini çok uzun boylu düşünmeyin. Güvendiğiniz insanların tavsiyesini almayın demiyorum tabii, ama sürecin tamamını yönetemezsiniz, bazı şeyleri de tecrübe etmek için kendinize şans verin.
Dördüncü ve Son Soru – Ne Kadar Bütçe Ayırabilirim? 
Size tavsiyem, kendiniz için mantıklı bir bütçe belirlemeniz ve bunun dışında kalan motorlarla gerçekten vakit kaybetmemeniz. İki tekerli hayatınızı uzun ve keyifli bir süreç olarak düşünün. Bir modeli hedef edinmek yerine, imkanlarınız dahilindeki başka modelleri tanıyıp keyfini çıkarmaya çalışın. İnşallah ileride o R1200′ ü, o Goldwing’ i de alırsınız, ama bugün elinizdekiyle mutlu olmak her anlamda daha mantıklı olur. 🙂 Marifet bir makineye çok para harcamakta değil, elimizdeki kaynağı optimum kullanmakta. Tabii eğer yeni bir motorcuysanız, bütçenize kıyafet ve ekipmaın da dahil olduğunu unutmayın! Mutlu sürüşler dilerim. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.