Ailem motor sürmemi istemiyor ne yapabilirim ?(@kızbasına)

@kızbasına Anlatıyor…Son zamanlarda lise çağındaki öğrencilerimden veya beni sosyal medyada bulan, on yedi on sekizlerinde, veya en fazla yirmilerinin başlarında genç arkadaşlarımdan aynı minvalde mesajlar almaya başladım. “Motosiklet almayı çok istiyorum ama ailem izin vermiyor, ne yapabilirim?” Bu soruyu duymak beni çok mutlu ediyor ve cevaplarken hem cesaretlendirici, hem de gerçekçi olmak isterim. 🙂 Herkesin koşulları ve imkanları farklı, ama bazı sorular illa ki ortak. Şimdi o ortak sorular üzerinden bir yol çizmeye, genç dostlara biraz fikir vermeye çalışalım.  Benim seyahat işlerinde siftahım, on sekiz yaşında yaptığım interrail seyahati olmuştu ve interrail biletinin varlığını da yaklaşık on üç yaşlarımda öğrenmiştim. Yani bir beş sene kadar o günün hayalini kurdum diyebilirim. Ve tabii ki, zamanı yaklaşıp da konuyu çıtlattığım zaman, babam, beklenebileceği üzere “@kızbasına gidilir miymiş öyle yollara?” gibisinden çatmıştı kaşlarını. Sizin de aileniz tarafından böyle korumacı bir engele takılıyor olmanız muhtemel. Burada yapılacak en doğru hareket -bence- inatlaşmadan, kızmadan, tartışmadan hedefiniz doğrultusunda çalışmaya devam etmeniz. Buradaki çok önemli nokta ise şu: Ulaşmak istediğiniz hedef için elinizi taşın altına koymaya hevesli olmalısınız. Ben on yedi yaşımda yarı zamanlı çalışmaya başlayarak seyahatim için para biriktirmiş, babama o şekilde gitmiştim. “Bak bir sene çalıştım, bu kadar para biriktirdim, sen de destek olmak ister misin?” diye. İşte o zaman, konuya bakışlarının değişmesi ihtimali daha yüksek. Sizin bu konuda kararlı olduğunuzu, istikrarlı biçimde uğraştığınızı görmek, artık bir çocuk değil, sorumluluk sahibi ve bilinçli bir insan olduğunuzu fark etmelerini sağlayabilir. 
Dolayısıyla “Motosiklet istiyorum ama ailem bana almıyor.”
diye üzülen genç dostlara söyleyebileceğim tek şey, “Çalış ve kendi paranla ne alabiliyorsan onu al o zaman.” olacaktır. 🙂 Zaten biliyorsunuz, burada konumuz genellikle caddede gazlamak, orada burada motosikletle hava atmak değil, iki teker üstünde yapılan, nispeten zahmetli, uzun ve dönüştürücü yolculuklar oluyor. Eğer sizin de aklınızı çelen böyle yolculuklarsa, ne kadar erken kendinize yetmeyi öğrenirseniz o kadar iyi olur. 
Ailem Motor sürmemi istemiyor @kızbasına:"AİLEYİ N'APICAZ?"
@kızbasına
“Sana nasıl izin verdiler?”
Bu da çok duyduğum sorulardan biri. İzin vermediler. 🙂 Benim ilk motosikletimi aldığımda yaşım nispeten büyüktü, yirmi üç yaşındaydım, düzenli olarak çalışmaya başlamıştım. Zaten bir süredir tek başıma yaşıyordum ve hayatımın sorumluluğunu alıyordum. Motosiklet konusunu aileme söylediğimde hoş karşılamadılar, ama ben kendi paramı biriktirip, kendi imkanlarımla ehliyeti, ekipmanı, ve benzeri her şeyi halledip motosikleti kapının önüne koyunca da bir şey diyemediler. Anahtar kelime her zaman “sorumluluk” sevgili dostlar. Her konuda, kendi sorumluluğunuzu almaya gönüllü ve hevesli olursanız, hayatta kapılar size çok daha rahat açılacaktır.  Aileyi ikna ettiniz veya edemediniz, ama motosiklet almaya kesin olarak karar verdiniz, bir şekilde para işini de hallediyorsunuz, harika. Eğer köylük yerde yaşamıyorsanız, motosikletle trafiğe çıkacaksanız, mutlaka önce ehliyet işini halledin, bu da sorumluluğunuzun bir parçası. 
On altı yaşından büyükseniz ve ailenizden muvafakatname alabiliyorsanız
, A1 sınıfı ehliyet almak için başvurabilir ve küçük hacimli motosikletleri kullanmaya başlayabilirsiniz. Eğer aileden onay alamadıysanız da on sekiz yaşında kendiniz başvurursunuz. 🙂 Büyük hacimli motosikletler için gerekli olan A2 ehliyeti için ise yirmi dört yaşınızı doldurmuş olmalısınız.  Ehliyetiniz hazır, bütçenizi ayarladınız, bütçenize koruma ekipmanınızı da dahil etmeyi unutmadınız elbette. Kask, motosiklet ayakkabısı, dizlik, mont ve eldiven olmazsa olmaz beş parça. En önemlisi, bunları üşenmeden, her zaman kullanmanız ve bunu ailenizin görmesini sağlamanız. Benim başıma defalarca gelen bir olay, motosiklet kullandığımı duyan konu komşu hemen dönüp anneme bakıyor: “Ay korkmuyor musun?” diye. 🙂 Ama anneme “Burçak’ ın ne kadar dikkatli gittiğini ve her zaman tam korumalı olduğunu bilmesem korkardım.” dedirtmeyi başardım. Siz de ailenize bunu dedirtebilmelisiniz. Yaşınız gereği sizin bilinçsiz olmanızı bekleyebilirler ve bu yüzden karşı çıkıyor olabilirler, onların düşündüğünden çok daha bilinçli bir motosiklet kullanıcısı olduğunuzu göstermelisiniz. 
Ehliyet cepte, motosiklet altınızda, korumalı kıyafetleriniz üstünüzde, harika.
Ufak ufak uzun yollara açılmaya başlamak istiyorsunuz, bu da çok güzel. Çok duyduğum sorulardan biri de: “Benim motorla uzun yola gidilir mi?” Gidilir, merak etmeyin. Her çeşit motorla, motorun huyuna suyuna göre yol yapabilirsiniz, bir sürü macera yaşayabilir, harika anılar biriktirebilirsiniz. Özellikle de yirmili yaşlarınızda, tecrübe edinmenin konforlu yaşamaktan daha önemli olduğu o güzel dönemde. Ekipmanı, bütçeyi kafaya fazla takmayın. Market çadırıyla kamp yapın, uyku tulumu yoksa polar battaniyeyle uyuyun, köpük matta yatın, yeter ki çıkın gezin, hayatın kendini yaşamasına izin verin.  Ama bunu yaparken, yine sorumluluğunuzu alın, bilinçli olun ve güvenlik önlemlerini ihmal etmeyin. Sosyal becerileri mutlaka edinin, gittiğiniz yerde insanlarla medeni ilişkiler kurun, eğlenceye ve heyecana kapılıp etrafı rahatsız etmeyin mesela. Güvende hissetmediğiniz hiçbir yerde de durmayın. Motosikletinizden teknik anlamda iyi kötü anlayın, soru sorabildiğiniz bir ustanız olsun, ya da gittiğiniz yerde nereden usta bulacaksınız, kimden yardım isteyeceksiniz, bilin. Artık sosyal medya çağında, bir camianın parçası olmak, insanlardan hemen fikir almak çok kolay, bundan faydalanın. Ailenizi planlarınızdan haberdar edin. Ben otuzunu geçmiş bir insan olarak, uzun yola çıktığımda WhatsApp’ tan aileme konum takibi atıyorum, öyle diyeyim. 🙂 Böylece onların da içi çok daha rahat oluyor. 
Bir sebepten ailenizle aranızın iyi olmadığı bir dönemde olabilirsiniz
ya da siz isteseniz de aileniz yanınızda olmayabilir, yine de bir destek sistemini hayatınızdan eksik etmeyin. Arkadaşlarınız, yaşça sizden büyük, güvendiğiniz birileri, hocanız, aile dostunuz vesaire, mutlaka sizden haberdar olan birileri olsun. En güzel yalnızlık, mecbur olmadığınız yalnızlıktır. İhtiyaç duyduğunuzda yanınızda size destek olacak birileri olduğunu bilmek, size tek başınıza gittiğiniz yollarda cesaret verir.  İşte böyle, sevgili genç dostlar. Aldığım pek çok soruyu bir araya getirip genel olarak cevaplamaya çalıştım, yeni soruları da cevaplamaktan her zaman mutluluk duyarım. Ama çok da ince düşünmeyin, biraz kafa göz dalmak lazım hayata. 🙂 Ailelerin korumacı olması doğaldır. Bunu, kişisel alanınıza bir müdahale olarak değil, size olan sevgilerinin bir sonucu olarak algılamaya çalışın. Onların müdahalelerine istediğiniz şeyden vazgeçmeyerek, ama bunu sabırla, istikrarla ve yumuşaklıkla yaparak karşılık vermeye çalışın. Elbette her aile bir değildir, ama genel olarak empati ve sorumluluk alma becerisi, insan ilişkilerindeki çok fazla sorunu çözer. 
Mutlu sürüşler. 🙂 
Ailem Motor sürmemi istemiyor @kızbasına:"AİLEYİ N'APICAZ?"
@kızbasına
@kızbasına

Ailem Motor sürmemi istemiyor @kızbasına:”AİLEYİ N’APICAZ?”” te bir düşünce

  1. Ş.Tülay demir diyor ki:

    Harika bir yazı, okumaya bir ebeveyn olarak başladım,bitirirken ben de yollara düşecek kıvama geldim.Bu sorumluluğu üstlenmeye hazır mıyım? Neden olmasın?
    Gençleştirdin beni kalbimin bilge sanatçısı 🙂
    Harikasın, her yazını heyecanla bekliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.